Bugün gemi yolculuğumuzun son durağı olan Blue Lagoon Adası’ndayız. (İlk durak Karayipler için tıktık, ikinci durak Half Moon Cay Adası için tıktık) Gemimiz Bahamalar’ın başkenti olan Nassau’ya yanaştı. Blue Lagoon Adası (diğer adıyla Salt Cay) , gemide kıyı turu (shore excursion) olarak satılıyordu. Bu turu satın alanlar teknelerle bu adaya götürüldü. Adaya gitmek yaklaşık 40 dakika sürüyor. Burası tamamen özel minicik bir ada. Tekneden başka bir ulaşım seçeneği yok tabiki.

Tabii Half Moon Cay’den sonra burası bizi birazcık hayal kırıklığına uğrattı. Burada 2 günde hemencecik alışıverdiğimiz o turkuaz deniz yok malesef, ya da o gün hava kapalı olduğu için rengini tam anlayamadık. Aday yapay bir ada olduğu için kumu da doldurma. Birazcık çimentoya basıyormuş hissi veriyor insana. Bahamalar‘ın 700 adasının hepsi de aynı güzellikte değil demek ki. Yine de tatilin son günü tüm yorgunluğu atıp dinlenmek için ideal. Eh bir güncük de turkuaz mavisi bir deniz olmayıversin, hamakta biraz dinlenelim değil mi ama 🙂

 
Adanın arka tarafını dolaştığınızda açık denizle karşılaşıyorsunuz. Bu taraflar survivor adalarını andırıyor. Hindistan cevizi ağaçları falan 🙂 Yine de oldukça tropik yani.


 
Adada dinlenip denize girmekten başka yapabileceğiniz bir diğer aktivite de yunuslarla yüzme olacaktır. Bu aktiviteyi 1989 yılında kurulan Dolphin Encounters isimli tesis sunuyor. Bana kalırsa pek gerek yok, bunu dışarıdan seyretmeniz de yeterince tatmin edici oluyor. O da şöyle birşey:
 
//www.youtube.com/get_player
 
Bu adaya dair daha fazla anlatacak birşey yok sanırım.
Bir sonraki yazımda cruise yolculuğumuzun detaylarını anlatacağım.
Takipte kalmayı unutmayın! 🙂